27 Ekim 2011 Perşembe

Romantic Road, Almanya, Ekim 2011


Nürnberg
Daha önce de bahsetmiştim, Almanya’da gezmenin en güzel tarafı hızlı olmayan (Türkiyeye göre gayet hızlı tabi) trenlerle -ki bunlar RE – IRE ve S bahn olabilir- gezmek. Pazar günü için 31 € ya bölgesel bilet aldık ve aşağıda anlatacağım şehirlere aynı gün içinde bu bilet ile gittik. Evet, erken kalktık, evet yorulduk ama hesaplı bir şekilde 4 farklı yere uğradık. Bu bölgesel (aynı bölge içinde değilse tüm Almanyayı kapsayan Hafta sonu bileti de var) tren ile ilk trenimiz Münihten Nürnbergeydi, sabah 5:03 trenine (Türkiyeye göre 4:03 :) )  binmek için önce metroya bindik ki metro 4:30 da açılmıştı, ana tren istasyonundan bir kahve alıp trende uyukladık. Nürnberge indiğimizde daha hava aydınlanmamıştı bile :) 20 dakikada kahvaltı yapıp Nürnbergi,  haritadaki gibi gezdik.















Çok beğendik Nürnbergi,hem büyük şehir hem tarihi ve rengarenk, aslında Romantik Yol üzerinde değil ama bizce dahil edilmeli :)

Würzburg
2 saatlik yürüyüşümzden sonra Romantik Yolun resmi olan ilk durağına, Würzburga geldik. Şu şekilde turumuzu yaptık.











Bilhassa köprüden manzarası etkileyiciydi, Röntgen müzesini fotoğraflayıp Rothenburg'a gitmek üzere yola çıktık.

Rothenburg ob der Tauber
Bir aktarma yaparak Almanya’nın en güzel yerlerinden biri olan Rothenburg ob der Tauber şehrine geldik. Bu küçük ama büyüleyici şehir bizi masal dünyasına götürdü.
Şu şekilde gezdik. 


















 Bu son fotograftaki çocuklar arabalar arasında top oynayabilir tabelası enteresandı :)

Augsburg
Rothenburgdan 2 aktarma ile Augsburga geldik, çok yorulduğumuzdan olsa gerek burada pek bir güzellik bulamadık, Romadan kalma kalıntıların olduğu yerdeki kilise güzeldi fakat diğer Alman şehirlerinden güzel değildi. 






Augsburgdan Munihe geldiğimizde akşam 8 olmuştu, yemeğimizi yiyip biramızı içip derin bir uykuya daldık.


21 Ekim 2011 Cuma

Munih, Almanya, Ekim 2011

OktoberFest’in Eylul ortasinda oldugunu ve 3 Ekimde bitecegini onceden bilmememiz yuzunden 1 hafta gec bir sekilde Munihe geldik. Aslinda her yerde bira icilebildiginden festivalin bir anlami yoktu belki ama farkli milletlerden insanlar ile ayni masada oturup bira icmek farkli olabilirdi. Bir baska sefere kaldi,
Munih havalimanindan sehre gelmek icin 4 zone dan gecmek gerekiyor ve Munihte her bir zone 2,4 € oldugundan 1 kisinin sehir merkezine gelmesi 9,6 € oluyor,
Tek kisi geliyorsaniz bu bilet alınabilir ama çift olarak geliyorsanız şu 2 alternatif daha mantıklı
Ya 1 günlük partner(2 kişi olarak) bilet alıp toplamda 19,20 € ödeyip, o gün boyunca toplu taşıma araçlarına sınırsız binebilirsiniz, ya da 3 günlük geçerli olan partner city carda (yine 2 kişi olarak) 51,50 € ödeyip, 3 gün boyunca toplu taşımaya sınırsız binip birçok müzeden indirimli şekilde faydalanabilirsiniz.
Biz günlük bilet alıp merkezden 4 metro istasyonu uzaklıktaki Ibis city west oteline geldik ve eşyalarımızı odaya bırakıp dışarı çıktık. Bu arada uçak biletimizi Pegasusun kampanyasından 1 kişi gidiş geliş 80€ ya almıştık. 

Otelden çıkıp Nymphenburg sarayına merkezden 17 nolu tramvayı kullanarak gittik. Saraylar genelde aynı dizaynda. Giriş kapısı önünden bir park, havuz içinde ördekler – kuşlar, giriş kapısının arkasında devasa bir park, kanallar, sağlı sollu heykeller ve ağaçlar. Nymphenburg da aynıydı.





Sarayın içine, odalara ve tablolara bakmak için girmedik, parkta bir yürüyüş yapıp aynı tramvay ile Karlsplatz a geldik ve MarienPlatz a doğru yürüdük. Bu Munihe eşimle 2. gelişimizdi ve şimdi yazacaklarım ve fotoğraflar 2 gelişimizin bir karması olacak, sanki 1 defada hepsini yazmışız gibi yazıcam :)
Merkezdeki yürüyüş rotamız toplamda, aşağı yukarı şöyleydi.


Karlsplatz, Marienplatz derken buradan OdeonPlatza, oradan Hofgarten içinden English Garden a ve Haus der Kunst müzesinin önünden geçerek nehre ve geriye tekrar MarienPlatz a yürüdük. 6 km.lik bu yürüyüş sayesinde Münihin birçok önemli yerini görme şansınız var. Daha fazla müze için yukarıdaki haritada sol üst tarafta yer alan Pinakothek kısımlarına, eğer OktoberFest zamanı geliyorsanız, festival alanı için, ana tren istasyonunun hemen güneyindeki Theresienwiese metro istasyonun hemen aşağısındaki geniş alana gitmelisiniz.















Münihin olmazsa olmazları arasında yer alan bira evlerinden biz en çok Hofbrauhausu sevdik. İlk gidişimizde 2 günde de oraya gittik, bu sefer önce Hofbrauhaus a, ertesi günde Augustiner e gittik ama bizce Hofbrauhaus un birası ve yemekleri çok daha güzel. 







Almanlara soğuk diyoruz ama hiç bir restoranda yanımızda oturanlarla sohbet etmeden durmadık, Almanca 50-60 kelime bilmeme rağmen üstteki amca ile anlaştık, "bira güzel uyutur", "180 km. uzaktan geldik, şimdi gidicez" yorumları yaptı bize, müzik susunca cebinden çıkardığı mızıkası ile kendi müziğini yaptı, masadaki diğer aile fertlerini ve bizi eğlendirdi.